Kimyasanal.com Kimyasanal.com Kimyasanal.com
Kimyasanal.com
Gerçek dünyada iyi kötüyü kötü de iyiyi kovamaz. Fakat çalışan pasif kalanın yerine geçer
William Bill Bernbach
Kimyasanal.com
Kimyasanal.com


Tarih: 14.11.2006
Kategori: Kimya Dükkanı Sağ ok Kimya Dükkanı Sağ ok EdebiKimya
4604 kez okundu.


Kimya ve Boks Maçları



Arjantinli yazar Julio Cortazar'ın düzyazı bir boks maçı gibidir, romanı puan alarak kazanabilirsiniz ama öyküde nakavt etmeniz gerekir diye bir sözü vardır. Ben bu sözü yazarın Büyüdükçe diye bir kitabının arkasında okumuştum -ki bu kitabındaki bir öyküsünün meşhur Blow Up filmine esin kaynağı olduğu söylenir, kahretsin ki bu filmin afişi odamda asılı olmasına rağmen hala izleyemedim, ki filmin başka bir versiyonu John Travolta'nın oynadığı Blow Out'tur, onu izleyebildim çok şükür - sonra ekşisözlük'te bu söze tekrar rastlayınca ne yalan söyliyim mutlu oldum... Okan'la (Akoğlu) bunun sinema versiyonunu konuşmuştuk; sinema filminde puanla maçı almak zorundasınız, kısa filmde nakavt etmeniz gerekir, fotoğraf ise ilk raundda nakavttır..

Aslında bu söz biraz zorlanırsa etrafımızda her şeye uygulanabilir...En geniş anlamda yaşamın kendisine uygulanabilir ki bunu görmek çoğumuzun işine gelmeyecektir. O yüzden biraz daraltıp bilimle ilişkisini kuralım.. Aslında araştırma yapmak da bir nevi boks maçıdır; karşınızdaki rakip, rekabet ettiğiniz diğer araştırmacılar olabileceği gibi (ki malesef artık durum tamamen o tarafa kaymıştır), maçımız rakipsiz de olabilir. Ama yine de puan toplamaya devam ederiz, puanlarsa araştırmadan duyduğunuz -mutluluk, haz, coşku, adını ne koyarsanız- hislere karşılık gelir. Ve bilim tarihine baktığımızda maçı nakavtla kazananlar, azar azar ama fazla sayıda puan alarak ömrünün sonlarına doğru kazananlar veya ilk raundda tek bir darbeyle kazananlar olduğunuz görürüz...

Örnekler çoktur her iki taraf için de... Geçen yüzyılın başındaki efsanevi fizikçiler nakavt grubuna girer, öyle ki Heisenberg ünlü kuramını ortaya attığında 24 yaşındaydı ve 31 yaşında Nobel'i kazandı. Aynı şekilde Watson ve Crick DNA'nın yapısıyla tek hamlede müthiş bir nakavt yaptılar ve o sırada Watson 25, Crick'se 37 yaşındaydı.. Yüzyılın ikinci yarısındaysa puan toplayarak kazananların sayısı giderek artmaya başladı. Bu aslında bir bakıma normal, bu büyük hengame içinde henüz keşfedilmemiş alanlar bulup can alıcı keşifler yapmak artık hiç de kolay değil..Puan toplayarak kazananlara verebileceğimiz en güzel örnek bence total sentezcilerdir. E.J.Corey'i ve K.C. Nicolaou'yu listenin en üstüne koyabiliriz. Corey 1990 Nobel'ini kazanmıştır, adının geçtiği birsürü tepkime ve katalizör vardır ve hem Nicolaou hem de Corey sayısız dehşet karmaşık molekülün total sentezini gerçekleştirmişlerdir, çok da saygı duyarım ama yaratıcılıkla var olan bilginin ustalıkla kullanılması gibi bir ayrım yaparsak, puan toplamaktan öteye geçemezler. Buna birçok organikçinin hararetle karşı çıkacağının farkındaydım, ama napalım...Çok açıktır ki bu ayrımları yapmak bu kadar basit değildir, üstelik nakavtın meydana geldiği raunda göre de bir ayrım yapabiliriz.. Ha bu arada belirtmeliyim ki Linus Pauling bana kalırsa ömrü boyunca hem nakavt etmiş, hem de dehşet puanlar kazanmıştır... Bakalım bu yüzyıl ne gösterecek?




Üye Yorumları

Yazar Mesaj
 

Henüz yorum eklenmedi! İlk yorumu sen yap!



Copyright © 2004-2019 - https://www.kimyasanal.com  
Mevzuat.com açıldı.
Turkbank.com açıldı.