Kimyasanal.com Kimyasanal.com Kimyasanal.com
Kimyasanal.com
Dünyada şu an var olan problemler, oluşturulduğu düşünce seviyesiyle çözülemez.
Albert Einstein
Kimyasanal.com
Kimyasanal.com


Tarih: 04.12.2004
Kategori: Kimya Dükkanı Sağ ok Kimya Dükkanı Sağ ok EdebiKimya
3914 kez okundu.


Günümüz Kimya Öğretimindeki Temel Eksiklikler..

Bu tabi ki kişisel bir yazı olacak, haberiniz ola..

Doğal olarak konumuz üniversitelerin kimya bölümlerindeki kimya öğretimi.(eğitim öğretim arasındaki farkı da oldum olası sevmemişimdir..) Burada İngilizce öğretim-Türkçe öğretim meselelerine hiç girmeyeceğim..O konuda bi şeyin değişeceği de yok zaten. Terimlerin Türkçeleştirilmesi de yeteri kadar ele alındı kanımca..

Gelelim esas konumuza. İlk olarak, benim gözüme batan en büyük sorun, kimyadaki konuların onların tarihi gelişiminden hiç bahsetmeksizin öğrencinin önüne konulması. Bu, öğrenciye, çoğumuzun düşündüğü gibi, bir kimya genel kültürü kazandırmaktan çok öte bir şey.. Şu an herhangi bir kimya labında çalışan herkes, çatır çatır kromatografi yapıp, NMR veya IR çekerek maddelerini tayin ededursun kimsenin aklına 1950-60 lara kadar bunların hiçbirinin bulunmadığı (kromatografi biraz daha eski olabilir.) gelmez.. Fizikokimya kitapları, entropiyi düzensizlik olarak adlandıradursun, pek azı onun nereden çıktığını (ısı makinelerini, onların verimini, vs.) anlatır. Mesela meşhur Carnot, çevrimini öne sürdüğü zaman hala ısının kalorik denen bir içsel madde tarafından taşındığını düşünüyordu...

Bunun basit bir kimya bölümleri, bilim tarihi dersi açsın söylemi olmadığını bir kez daha belirtmek isterim... Neden kimsenin tersinmez denen kavramı anlamadığını bir sorgulamak lazım...

İkinci söyleyeceğim şey, belki birincisinden de önemli..Bunu anlamak için organik kimya öğretimini ele almakta fayda var.. Bildiğiniz Solomons düzeyi organik kitaplarını gözünüzün önüne getiriniz.. Hepsi, ilk üç dört ünitesini genel konulara ayırır, sonra da başlar anlatmaya: alkil halojenürler, alkenler, alkoller, aldehit ketonlar vs. vs. Her birinin içinde de her tepkime tek tek gösterilir, yolakları ezberletilir..Buraya kadar her şey hoş değil mi? Ama kitabı yiyip yuttuktan sonra çok değişik bir şeyi farkedersiniz:
Artık beyninizde, bilgisayar klasörlerine çok benzer bazı organik bölmeleri oluşmuştur. Artık önünüze gelen bir soruda, önce o maddenin ne olduğunu bulmaya çalışırsınız: hmmm bu bir alkol dersiniz önce ve beyninizdeki alkoller bölmesini açarsınız. Sonra da eklenen diğer maddeye (reagent) bakarak bunun hangi alkol tepkimesi olduğunu saptarsınız. Mesela bu anda beyninizdeki alkollerin tiyonil klorür ile tepkimesi bölmesi açılır ve buradan bir alkil halojenür oluşacağını bulursunuz..

Buraya kadar hiç bi sorun yok değil mi? Gerçekten de bu bilinçsizce uyguladığımız bu yöntem bir yere kadar bizi idare eder. Ama bir gün öyle bir nokta gelir ki, molekülün polaritesine, artı ve eksi yük dağılımına, kullanılan çözücüye, tepkimenin yaklaşık entropi değişimine de dikkat etmeniz gerektiğini farkedersiniz. İşte bu noktada, bayag bir geç kalmış olabilirsiniz veya varolan bir sistemi yıkmak epey bir vaktinizi ve emeğinizi alabilir..

Aynı durum bu kadar şiddetli olmasa da termodinamik öğrtiminde de mevcuttur: Bize tüm o prosesler (türkçesi ne ki bunun?) tek tek öğretilir: izotermal, izobarik, izokorik, adyabatikvs. vs. ve her biri için tek tek entalpi, entropi, iç enerji değişimlerini hesaplarız, bi de tersinir ve tersinmez durumlar var tabi.. sonuç? sonuça artık bir süre sonra önünüze çıkan herhangi bir işlemin, bu gruplardan hangisine girdiğine bakmanız olacaktır... Budur yani...

Son olarak bu durumun üniversiteden ve ülkelerden bağımsız bir durum olduğunu belirteyim. Böyle bir sistemde, insanların öngörü (prediction) yetisi nasıl gelişebilir ki?




Üye Yorumları

Yazar Mesaj
 

Henüz yorum eklenmedi! İlk yorumu sen yap!



Copyright © 2004-2022 - https://www.kimyasanal.com  
Mevzuat.com açıldı.
Turkbank.com açıldı.
FinansMuhendisi.com açıldı.